Soluduğumuz şey yaşam gücümüzdür. Aldığımız her nefesle, bu yaşam gücünü içe ve aşağıya doğru bir hareketle hücrelerimize göndeririz. Sigara içtiğimizde hava artık saf değildir; sadece aldığımız pranayı (yaşam enerjisini) öldürmekle kalmayan, aynı zamanda sistemimize zararlı kimyasallar sokan toksik maddeler taşır.
Bu durum, yaşam veren temel alt-doshamız olan Prana Vayu’ya zarar verir. Zihinsel dengemizle derin bir bağı olduğundan, sigara içmek saf farkındalığımızdan uzaklaşmamıza neden olur. Unutmayın: Doğru düşünceler doğru eylemleri doğurur, bu da bizi doğru dikkate (enerjimizle ne yaptığımıza) yönlendirir. Pranayama ve aromaterapi, vücuttaki bu dengeyi geri kazandırmak için en iyi şifalandırma yöntemleridir.
Dahası, Sadhaka Pitta da bu durumdan etkilenir ve bizi sattvik (saf/dengeli) bir yaşamdan tamasik (karanlık/atalet dolu) bir yaşama doğru sürükler; dengeden karanlığa bir geçiş başlar.
Sigara içmek sadece gıdalar için değil, hayatta karşılaştığımız her şey için geçerli olan agni’mizi (sindirim ateşimizi) de etkiler. Agni dengede olduğunda, hayat amacımızı görebilmek için olumsuzlukları temizleyebiliriz. Ancak unutmamalıyız ki; hayatın amacı, sürecin kendisidir! Agni bozulduğunda; düşük benlik saygısı, özgüven eksikliği, sinir iltihabı veya sinir ağrısı, aşırı düşünmekten kaynaklanan baş ağrıları, çözülmemiş öfke, sabırsızlık, aşırı entelektüalizm, gerçeklikle bağ kurma güçlüğü ve sevgiyi kabul edememe gibi durumlar ortaya çıkar. Bağımlılıklarımızı dengelemek, bu alt-doshayı yeniden dengelemek için anahtardır.
Pranayama, meditasyon ve net bir algı pratiği sayesinde şu gerçeğe döneriz: Hayatın amacı, sürecin kendisidir!
İster soluduğumuz duman, ister duygularımızı uyuşturmak için kullandığımız yemek, isterse niyet olmaksızın saçtığımız cinsel enerji olsun; her bağımlılık, kaybettiğimizi hissettiğimiz bir "bütünlük" arayışıdır. Aşırı yediğimizde içsel ateşimizi (Agni) boğarız. Cinselliği bir dikkat dağıtıcı olarak kullandığımızda, hayati özümüzü (Ojas) tüketiriz. Şifa aynıdır: merkeze dönmek. Dürtüye tepki vermeden önce o boşluğu bulun. O sessizliğin içine nefes alın. Kendinize sorun: "Ben gerçekten neye açım?"
Genelde sigara ile bağdaştırdığımız kanser ise genellikle, bireyin kişiliği tarafından tamamen "sindirilemez" bulunan fiziksel veya zihinsel bir deneyim yaşaması sonucunda ortaya çıkar. Egomuz gerçeği görmeye o kadar isteksizdir ki, onu izole eder ve bu eylemle o sindirilemez gerçek için ayrı bir kimlik ve bireysellik yaratır. Bu "yabancı" deneyim, yaşayacak anormal, asi bir hücre bulana kadar organizmanın içinde pusuda bekler ve bir istilacı doğar.
Alışkanlıklarımızın ardında, genellikle kendimizden bile sakladığımız duygusal bir neden vardır. Öncelikle durumun tehlikesini fark etmeli ve bağımlılığa bağlı alışkanlıklarımızı değiştirmeliyiz. Kahveyi sigarayla mı içiyorsunuz? Bir süre kahve içmeyi bırakın. Duygusal olarak çöktüğünüzde yemek mi yiyorsunuz? Aslında aç olmadığınızı fark etmeye çalışın ve bunun yerine yürüyüşe çıkmak veya bir bardak su içmek gibi farklı bir karar verin.
Bağımlılıklar bilinçli kararlarımızı engellemeye çalışsa da, anahtar farkındalıktır.
Yeni başlayanlar için basit bir Pranayama pratiği:
Nefesimizle bağ kurmak hayati önem taşır. Gün boyunca nefesinizi fark edin ve 2-3 kez küçük molalar verin. 2 dakikayla başlayın ve zamanla bu süreyi 5 dakikaya çıkarın.
Anı bölebilmek için, size uygun zamanlar için alarmlar kurun ve konsantre olabileceğiniz sakin bir köşe bulun. Nefesinizi izleyin. Burun den nefes alıp verin; aldığınız ve verdiğiniz nefesin süresini sayın. 3, 4 veya 5 saniye boyunca nefes alın ve aynı sürede geri verin. Süreleri eşit tutun. Nefesin kolay ve huzurlu olması için daha kısa süreleri tercih edin; kendinizi daha uzun tutmak için zorlamayın. Zamanla ve pratikle düzene girecektir. Rekabet gerekmez; sadece oturun ve nefesinizi gözlemleyin.
Nefesiniz sakinleştikçe kalbiniz daha yavaş atacak ve zihniniz de onları takip ederek sakinleşecektir. Bu "üç kanka" (nefes, kalp ve zihin) esenliğimizin anahtarıdır. Zihninizin bu sattvik haliyle hayatınız daha fazla neşe ve pozitiflik dolacak, yaşam amacınız sizin için netleşecektir.
Hayatın tadını çıkarın; merakla nefes alın, teslimiyetle nefes verin.
Add comment
Comments